Sayfalar

6 Şubat 2011 Pazar

Blind Date-Kör Randevu:)

     Uzun zamandır yalnızdım ve yakın arkadaşım Bade zorla bana arkadaşlarından biriyle bir randevu ayarladı.Zorla diyorum çünkü hiç tanımadığım biriyle görücü usülü görüşmek bana çok da medenice gelmiyordu.Hoş bu yolla evlenenler bile var,ben alt tarafı bir randevuya gidecektim.'İstediğim gibi gitmezse başımdan savarım ne var yani 'diye düşündüm ve kabul ettim,ki zaten Bade'deki dakikada 2978 cümle kurma yeteneği olmasaydı (tabi ki abartıyorum,kızın bu dalda rekoru falan yok yani:)kabul etmezdim ama bu kadar ısrar karşısında akıl sağlığımın bir randevuya ayıracağım zamandan daha önemli olduğuna karar verip Bade'yi susturmayı başardım:)
   Çocuğa dair çok az şey biliyordum.Benim nedense renkli gözlülere zaafım vardır.Bade de bunu bildiğinden mavi gözlü birini ayarlamış bana.Bu saatten sonra geçici değil kalıcı bir şeyler aradığımdan yine benim gibi düşünen birisini bulmuş arkadaşım ve o da uzun zamandır yalnızmış.Son kız arkadaşı onu aldatmış yani kendi gözüyle görmemiş ama buna inanmak için kuvvetli delilleri varmış.Bir ilaç firmasında ilaç mübessiliymiş,ama tabi geleceğini bu meslekte harcamayacakmış 1-2 sene daha çalışıp kendi işini kurmayı düşünüyormuş.İşin enteresan kısmı çocuğa dair bunca şeyi anlatan sevgili arkadaşım buluşacağım adamın adını söylemeyi unuttu,hoş bende sormayı unuttum:)
 Her neyse hafta sonu yemeğe gidecektik ve ben her ne kadar bu buluşmadan çok şey ummuyor olsam da buluşmada yinede hoş gözükmek için alışverişe çıkmıştım.Dolabımda genelde pantolon,gömlek,ceket kombinasyonları vardı.Yoğun çalışan biri olunca sanırım rahatlığı hangi tarz kıyafette buluyorsa insan ona yoğunlaşıyor.Ama böyle bir günde en azından etek yada elbise giymek istedim.Çok fazla dolaştıktan sonra istediğim renk,beden ve boyda bir elbise bulabildim.Hatta eve döndüğümde neden bu kadar uğraştım ki diye sordum kendi kendime çünkü önem vermediğim bir randevuya gitmek için koca bir günümü alışverişe harcamıştım.
  O gün gelmişti evde koşuşturup duruyordum.Gören randevuya değilde kendi nikahıma gidiyorum sanırdı:)Makyajım yarımdı,elbisem dolapta astığım yerden düşmüş ve etek kısımları kırışmıştı,ütü şarttı.Saçlarımda bigudiler,yüzümde yarım makyaj odadan odaya koşturuyordum hatta koşarken 2-3kez kapıya küçük ayak parmağımıda vurmuşluğum vardı.Hatta o gün o parmağı ameliyatla aldırma kararıalmıştım ama elbetteki sinirle alınmış bir karardı:)
  Ütü masasını çıkardım hemen,ütüyü fişe takıp ısınmasını bekledim hatta ısınmışmı diye kontrol ederken parmağımı da yaktım.Isınmış olduğunu görünce elbisemi getirdim,ütü masasına bir güzel yaydım.Ütülemeye başladım bir taraftan da elbisenin içinde ne kadar hoş olduğumu düşünüyordum.Keşke işe de bu elbiseyle gide bilseydim çünkü iş yerinde çok hoş bir çocuk vardı ve onu bu elbisenin içinde etkileye bileceğimi düşünüyordum ama herhalde bunu giyip gitsem herkese dalga konusu olurdum.Ben bunları düşünürken kapı çaldı.İyi de ben kimseyi beklemiyordum üstelik dışarı çıkacaktım ve kesinlikle kapıyı açabilecek durumum yoktu.Aç miyim nasıl olsa gider diye düşünüp işime devam etmeye karar vermişken kapı tekrar ve üstüste çaldı.Kapıdaki herkimse gayet inatçıydı.Hemen üzerime uzun bornozumu geçirdim ve kapıya gittim.Tabi bu arada köpeğim Candy'nin haykırışlarıda hat safhadaydı ki muhtemelen kapıdaki onun sesini duyunca kapıyı çalmakta ısrar etmişti.
 Otomata bastım,kapıyı açtım gelen kargo görevlisiymiş.Geçen hafta nette ucuzluğa girmiş olan botları sipariş etmiştim,onları getirmişti.Beni görünce önce biraz afalladı bende olsam dumur olurdum açıkçası çünkü saçlarım sarılı yüzümünde yarım makyaj,gözlerimde az önce cinnet geçirmiş bir ifadeyle bakıyordum adama.Adam ilk şoku atlattıktan sonra beni paylamaya başlamasın mı'hanımefendi niye adresinizi doğru yazmıyorsunuz,ne kadar zorlandım burayı bulana kadar'falan filan diye verip veriştiyordu görevli.'Ama.....ben......yazmıştım......doğruydu'gibi birer kelimelik cevaplar verebiliyordum çünkü adam durmak bilmiyordu.Paketin üzerindeki adrese baktim hakikaten eksik gözüküyordu sustum kaldım bu sebepten.İmzamı attım,kimliğimi alıp geldim içeriden,gösterdim neyse ki adam gitmeye karar verdi ve bende kargomu alıp kapıyı kapadım.Tabi Candy hala deli gibi havlıyordu.'kızım bir sus,bak adam gitti'falan diyordum ama onun umrunda değildi.Sanrım karnı aç diye düşünüp mamasını hazırlayıp koydum.Şöyle bir koklayıp,sırtını döndü mamaya suratıma bakıp tekrar havlamaya başladı.'Seninle uğraşamicam Candy,sen böyle havlıyorken elbet sesin kısılır da susarsın 'dedim.Sonra beni bir düşünce aldı 'acaba köpeklerin sesi kısılırmıydı?'diye:)
  Hemen botlarımın kutusunu açtım denedim,tam istediğim gibiydi.O sırada kutunun diğer kısmındaki kargo etiketini gördüm orada adresim tam yazıyordu.Yani boşuna onca azarı işitmiştim aslında ben doğru adresi vermiştim ama onlar kutunun üstündeki yere yazarken yanlış yazmışlardı.Neyse olacağı varmış diye düşünürken telefon çaldı.Arayan Bade'ydi.Vazgeçip geçmediğimi öğrenmek için arıyordur diye düşündüm.'Gidiyorum merak etme Bade' diyerek açtım telefonu gülerek,'Hımmmm,belki de gitmesen daha iyi olur'dedi keyifsizce.Tabi Candy hala deli gibi havlıyordu,'dur bir dakika 'dedim Bade'ye belli ki kötü bir şey vardı ama Candy'nin havlamasını fon ses olarak çekemezdim kötü haber alırken bu sebepten elime terliğimi aldım onu korkutacaktım,içerideki odaya gittim Candy niye bağrıyorsun diye bağırdım.Yazık Candy bir bana birde ütü masasına bakıyordu.Meğer köpeciğim bana bir şeyler anlatmaya çalışıyormuş.Tahmin edebileceğiniz gibi ütü masasından dumanlar yükseliyordu.Ütüyü kaldırdım hemen elbisenin üzerinden ama çoktan olan olmuştu.Daha bir kez bile kullanmak nasip olmayan elbisemi ütüleyeyim derken yakmıştım.Öncelikle şok oldum ardından da resmen yıkıldım.Şimdi ne giyecektim.Hoş belkide giymek için başka bir şey düşünmeme gerek yoktu belkide Bade kötü haber vermek üzeriydi,sezmiştim çünkü.Ahh Bade'yi telefonda unutmuştum.'Kuzum orada mısın?'dedim.'Evet tatlım ne oldu,Candy iyi mi?'diye sordu merakla.'Merak etme onun bir şeyi yok ama aynı şeyi elbisem için söyleyemeyeceğim,ütüyü üstünde unutup yakmışım da'dedim.'Belki de bu ilahi bir uyarıdır,bu buluşmaya gitmemek için demek ki senin için hayırlı değilmiş'dedi.'Ne diyorsun Bade,günlerdir başımın etini yiyen ve beni buna ikna eden sensin.Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?'dedim.'Biliyorum'dedi'Çok üzgünüm,o adamın bu kadar şerefsiz olduğunu bilmiyordum.'
'Niye ne oldu ki?'diye sordum.
' Az önce aradı beni,seninle buluşamayacağını çünkü sevgilisinin Londra'dan aniden döndüğünü söyledi.Sözde o onların ayrıldığını sanıyormuş,en son büyük bir kavga etmişler ama kız çat kapı gelmiş yani ayrılmamışlarmış.Gerçekten çok özürdilerim kuzum'dedi.
Resmen şok olmuştum,kendimi feci şekilde kötü hissediyordum.Tek kelime söyleyecek gibi değildim.O arada ağzımdan 'Ama hani o da uzun zamandır yalnızdı?'diye bilmişim.'Bende aynını sordum kuzu,yaklaşık 6 aydır kız arkadaşımla yüz yüze görüşmüyorduk ve kavgalıydık ben uzun zamandır kendimi yalnız hissediyordum bu sebepten öyle dedim dedi bana'diye cevap verdi dedi Bade.'Neyse dedim kapatalım şimdi seni birazdan ararım ben'deyip kızın suratına kapadım telefonu çünkü ağlamama ramak kalmıştı ve onun duymasını istemiyordum.
 Zaten istemediğim bir randevuya ikna edilmiş,gidip alışveriş yapmış,hazırlanayım derken kendimi paralamış,kargo çalışanından azar işitmiş,çok beğendiğim ve daha hiç giymediğim elbisemi ütü altında yakmış,buluşacağım adam tarafından ekilmiş hemde aslında onun bir sevgilisi olduğunu öğrenmiş,üzerimde bornoz,kafamda koca bigudiler,yere oturmuş ağlıyordum.Bunca çaba ne içindi ki?.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder