...Rousseau'ya göre teknolojinin geri bir safhada olduğu,insanların ormanlarda yaşadığı,mağazalarda alış veriş yapmadıkları ve gazete okumadıkları dönemlerde önemli bir fırsatı vardı insanlığın: kendini dinleyebiliyordu,bu yüzden tatminkar bir yaşamın en temel renklerini karşılama şansını elinde tutuyordu.Tatminkar bir yaşamın en temel gereksinimiyse Rousseau'ya göre aile sevgisi,doğaya saygı,evrenin güzelliği karşısında hayranlık,başkalarına duyulan merak,müzik zevki ve basit eğlencelerden alınan hazdı.İşte ticari "medeniyet" yüzünden yoksun kaldığımız insanlık durumu böylesi bir durumdu ve bizler son geldiğimiz noktada bolluk içinde yüzerken kıskançlıkla ve türlü acılarla kıvranıp duruyorduk.
Rousseau'nun sözlerinin absürd ve romantik olduğunu,moderniteye karşı boş yere öfke saçan pastoral bir yazarın hayallerinden oluştuğunu söyleyenler çıkabilir.Ancak 18.yy da onun sözlerinin kayda değer bulunmasının nedenlerinden biri,o zamanlar Rousseau2nun argümanını doğrulayan çok çarpıcı bir örneğin gözler önünde olmasından kaynaklanıyordu belkide: Kuzey Amerika'daki Kızılderililerin öyküsü.
Statü Endişesi - Alain de Botton, Status Anxiety
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder