Tom Hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Mayıs 2015 Salı
#RitaWilson opens up about her #cancer #staymarried - quote
Etiketler:
cancer,
quote,
Quotes,
rita wilson,
Tom Hanks
29 Haziran 2014 Pazar
Saving Mr. Baks - Mr. Banks İzlesek mi?!!
Filmin Özeti:
Amerikalı sinemacı Walt Disney iki kızına Mary Poppins
hakkında bir film yapmak için söz verir. İlk başta orijinal
romanın yazarı P.L. Travers’dan izin alması gerekmektedir. 1961’de yazar Londra’dan Hollywood’a Disney projesini görüşmek için gelir. Fakat yüzleşemediği bazı acıları ve hesaplaşmaları vardır. California’da kaldığı süre boyunca Avusturalya’daki ailesinin geçmişte çektiği sıkıntıları anımsar. O sene kaybettiği babası Mr. Banks karakterine ilham kaynağı olmuştur. Travers ve Disney film için anlaşmaya varırlar ama Walt Disney’in de masaya getireceği şartlar vardır.
Disney'in klasikler arasına girmiş filmi "Mary Poppins"in ortaya çıkış sürecini ve "kamera arkasını" ele alan filmin yönetmenliğini Pamuk Prenses ve Avcı filminin senaryosuna imza atmış olan John Lee Hancock üstleniyor. Senaryo ise Sue Smith ve Kelly Marcel ikilisine ait. Filmde Walt Disney'i ise Tom Hanks canlandırıyor.
Filmin gerçek hayat hikayesi oluşu,bilinen ve sevilen bir kitap olan Mary Popins'in ve yazarının ana konuyu oluşturuyor olması ve Tom Hanks'in baş rollerden birini üstleniyor olması beni filmi izlemeye ikna etti.
Söz konusu yapım,bence çok sürükleyici değil ancak benim gibi karakterlerin psikolojilerini anlamaya çalışmak gibi hastalıklı :) bir yönünüz varsa bu film keyif alabileceğiniz bir film.Çünkü benim gibiyseniz yazarın ters karakteri,Walt Disney'in ona karşı sergilediği tutum,yazarın kitap karakterleriyle olan bağı,her ne kadar kitap karakteri üzerinden konuşulsa da yazarın babasına olan sevgisi-öfkesi ve bu zıtlığın yarattığı ruhsal kaos filimden daha çok keyif almanızı sağlaya bilir.
Filme dair enteresan ayrıntılardan söz edelim biraz da ...
- Tom Hanks, Walt Disney'in uzaktan kuzeni oluyormuş.
-Walt Disney, filmde de gösterildiği gibi sigara kullanma alışkanlığını başkalarına özellikle de çocuklara kötü örnek olmasın diye saklıyormuş.Günde 2 pakete yakın sigara içen Walt 1966'da akciger kanserinden vefat etmiş.
-Bayan Travers filmin bir yerinde Walt Disney'e "Disappointments are to the soul what a thunderstorm is to the air." diyor.Bu cümle ünlü Alman yazar Schiller'e ait bir sözdür.
-Imdb sitesinden 7,6 puan almış olan bu yapım bence de 7 puanı hak etmiş gibi gözüküyor.Biyografik yapımları seviyorsanız bu filmi izlemenizi tavsiye ederim.
6 Şubat 2014 Perşembe
Bir Steven Spielberg filmi - The Terminal - Terminal - İzlesek mi?!
Ocak ayının benim için ilk filmi "The Terminal" - "Terminal" oldu.Öncelikle bir Steven Spielberg filmi olması ardından da baş rol oyuncusu olarak Tom Hanks ve Catherine Zeta-Jones'un seçilmiş olması bu yapımı benim için cazip hale getirdi.
Film Victor Navorski'nin New Yourk'a gelmesi ile başlar.Onun gelmesiyle ardında bıraktığı Ülkesinde savaş çıkmıştır.Birden Victor ülkesiz - en azından Amerika'nın tanımadığı bir ülkesi olan- biri olmuştur ve bu sebeple ülkeye girişine izin verilemez.Ancak Victor ülkesinede geri gönderilemez çünkü ülkeye giriş çıkışlar yasaklanmıştır.Bu durumda hava alanı müdürü Victor'a durum açıklığa kavuşuncaya kadar terminalde kalmasını söyler fakat Victor İngilizce bilmemektedir ve kimseyi anlayamaz-derdinide kimseye anlatamaz ki buna rağmen oraya bir şekilde adapte olur ve bu filmde Victor'un yaşadığı bu trajikomik süreci gözler önüne serer.
Aslında bu film Merhan Nasseri isimli İranlı birinin hayatının biraz değiştirilerek anlatılmış halidir.Onun öyküsünde bazı farklılıklar var mesela o Amerikada bir havaalanında değil Fransa'da mahsur kalmıştır ve ne yazk ki onun hikayesi Victor'un ki kadar iyi bitmemektedir.Merhan bu süreç uzun olunca psikolojik olarak zarar görür ve hastaneye kaldırılır.
Filmde Victor'un inatla Amerika'ya girmek için başvuruda bulunduğunu görüyoruz ve her seferinde reddediliyor.Aslında her bir reddedilen başvuru Amerika'ya girişinizi daha da zora sokan bir durumdur,Victor'un azmi sizi yanıltmasın :)
Victor'un ülkesi olan Krakozhia hayal ürünü bir ülke olasına rağmen,filmde konuştuğu dil Bulgarca imiş.
Orjinalinde Victor'un Slovenya'dan Amerika'ya geldiği yazılıymış ancak daha sonrasında Slovenya'nın kötü gözükmemesi adına bundan vazgeçilmiş.
IMDB sitesinden 7,3 puan almış olan film,bence de 7 puanı hak ediyor.Hele ki hikayenin gerçek olması (en azından çıkış noktasının) bence filmi önemli kılan özellikleri arasında.
İzlerken hoş vakit geçire bileceğiniz,sizi yormayacak bir film.Uzun bir günün sonunda kafanızı dağıtmak için izleye bileceğiniz bir yapım bu sebeple tavsiye ediyorum...
Etiketler:
Catherine Zeta-Jones,
film,
films,
movie,
Movies,
Steven Spielberg,
Tom Hanks,
What I watch Ne izliyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










